Sivil Toplumdan

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği’nden Edirne Raporu

Edirne'de Avrupa'ya geçmek için bekleyen mültecilerle görüşen Uluslararası Mülteci Hakları Derneği yeni bir rapor yayınladı.

Edirne’de Avrupa’ya geçmek için bekleyen mültecilerle görüşen Uluslararası Mülteci Hakları Derneği yeni bir rapor yayınladı. Raporda, Yunanistan’a geçiş noktalarında bekleyen mültecilerle yapılan anket çalışmaları ve birebir görüşmelerde elde edilen veriler ile Yunanistan makamlarının hukuk ihlalleri yer alıyor.

Rapordandan başlıklar

Sınır kapılarında bekleyen mültecilerin çoğunluğunu %54.10’luk oranla Afganistan vatandaşları oluştururken, Afganistan’ı %22.10’luk oranla Suriye ikinci sırada, %7.80’lik oranla Pakistan ise üçüncü izlemektedir.

Türkiye sınırında tampon bölgede bekleyişini sürdüren mültecilere, Yunanistan tarafından gaz, sis ve ses bombası ile plastik mermi kullanılarak sert bir şekilde müdahale edilmektedir

Sınırı geçtikten sonra Türkiye tarafına geri gönderilen bazı mülteciler ile
yaptığımız mülakatlarda, Yunanistan tarafına geçtiklerinde Yunan polisinin, mültecilere ait olan çanta, telefon, cüzdan, pasaport ve paralara el koyduğu ve ayrıca bazılarına da fiili şiddet uyguladıkları ifade edilmiştir.

Mülteciler arasında çocuklu aileler bulunsa da, genellikle bekâr ve erkek gruplar öne çıkmaktadır.

Kaçak geçiş yapmak istemedikleri için kapının resmi olarak açılmasını beklediklerini belirten mültecilerde genel kanaat, Yunanistan tarafının kapıları açacağı, yasal geçişin olacağı ve iltica sistemine dâhil olacakları yönündedir.

Görüşme yapılan mültecilerden Avrupa ülkelerinde akraba ve tanıdığı olanların, onların yanına ulaşmayı planladığı ancak özellikle Afgan
mültecilerin sınırı geçmeleri halinde gitmeyi planladıkları bir rotalarının bulunmadığı gözlemlenmiştir

Mültecilerin Avrupa tarafına gitme iradelerinin genel sebepleri, Türkiye’de mülteci statüsü edinmelerinin mümkün olmaması, yasal statü edinme hususunda karşılaştıkları zorluklar, nihayetinde vatandaşlık alamamaları ve ülkedeki mülteci sayısının fazlalığından kaynaklanan çalışma imkânlarına erişim sorunları ile ekonomik sıkıntılar şeklindedir.

İlk gün ateş yakıp kısa süreli konaklamak üzere hazırlık yapan mültecilerin bir haftayı geride bıraktığımızda bölgedeki imkânlarla derme çatma barınaklar ve çadırlar kurduğu görülmektedir.

Genellikle kadın ve çocukların, barınma imkânsızlıkları nedeniyle ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı gözlemlenmiştir.

Meriç nehrinde kaybolan ya da boğularak yaşamını yitiren mültecilerin olduğu, Yunanistan yarafının hayati durumlarda dahi müdahaleye izin vermediği bildirilmektedir.

Nehirden botla geçmek isteyen gruplara ateş açılmakta, botları batırılmaya çalışılmakta, hayati riskler barındırmasına rağmen, mülteci kafileleri açıkça hedef alınmaktadır.

Kadınların üst arama bahanesiyle uzun süren cinsel tacizlere muhatap oldukları bizzat kadınların kayıt altına alınan beyanlarında yer almaktadır.

Bebeklerin biberon ve mamalarına dahi el koyan Yunanistan kolluk kuvvetlerinin, sınır köylerinde mültecileri ihbar edenlere para ödülü vermek gibi gayri insani tutum içerisinde bulunduğu ifade edilmektedir.

Mültecilerin %80’ini erkekler, %20’sini ise kadınlar oluşturmaktadır. Aileleri ile beraber gelen mülteciler olmakla beraber, kapıların açılması varsayımında da dahi Avrupa’ya gidiş yolu meşakkatli olacağından mülteciler genel olarak ailelerini yanlarında götürmemeyi tercih etmektedir. Bunların yanı sıra, Türkiye’de tek başlarına kalan mülteci genç erkekler de bu fırsattan yararlanmak amacı ile yola çıkmışlardır.

Sınır kapılarında bekleyenlerin %43.80 ‘ini işsizler oluşturmaktadır. Bu durum, kişilerin yaş ve cinsiyet grafiği ile karşılaştırıldığında bunların potansiyel iş gücünü oluşturduğu söylenebilir. Mültecilerin bir kısmı (%8), tekstil sektöründe çalıştığını ifade etmiştir.

%40’lık oranla ilk sırada yer alan İstanbul’u Ankara, Erzurum gibi şehirler takip etmektedir. Avrupa’ya geçmek isteyenlerin genellikle metropol şehirlerden oldukları gözlemlenmektedir.

Sınırı geçmek isteyenlerin %19.80’inin “Geçici Koruma”, %6.30‘unun ise “Oturum İzni” statü sahibi oldukları ve %73.90’ nın ise, “Kayıtsız” olarak Türkiye’de kaldıkları beyan edilmiştir.

Katılımcıların %48.10’u yakın arkadaşları ile, %43.30’u ise ailesi ile, %7.50’si ise tek başına geldiklerini beyan etmişlerdir.

Yunanistan sınırından geçmek isteyenlerden %59.20’si Avrupa Birliği ülkelerinde akrabalarının olduğunu ve onların yanına gitmek istediklerini, % 14.70’i sadece akraba olmayan tanıdıklarının olduğunu ve onların yanına gitmek istediklerini, %26.10’u ise hiç kimselerinin olmadığını beyan etmiştir.

Raporda, Avrupa’nın artık siyasi, ekonomik ve dini bakış açılarını bir kenara bırakarak uluslararası mülteci hukukunun kendilerine yükledikleri sorumlulukları yerine getirerek bu hukuk kapsamında mültecilerin Avrupa’ya kabul edilmesi çağrısı yapıldı.

Raporun tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: