Sivil Toplumdan

İnsan Hakları İzleme Örgütü: AB Yunanistan’ı desteklememeli

Edirne sınırındaki mültecilerin geri itmeye ve bu sırada birçok hak ihlaline maruz kaldığını açıklayan HRW, AB ülkelerinin, Yunanistan’a bu uygulamaları için destek vermekten vazgeçmesi gerektiğini açıkladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, yaptığı açıklamada Türkiye-Yunanistan sınırındaki Yunanlı güvenlik güçleriyle kim oldukları belirlenemeyen silahlı adamların, mültecileri ve göçmenleri zorla alıkoyduklarını, cinsel veya başka şekillerde tacize maruz bıraktıklarını, eşyalarını gasp ettiklerini ve giysilerini çıkarttıktan sonra Türkiye’ye zorla geri döndürdüklerini belirtti. Yunanistan tarafından uygulanan sınır güvenliği önlemleri Avrupa Birliği’nin üst düzey yetkilileri tarafından övgüyle karşılanarak, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenliği Kurumu (FRONTEX) aracılığıyla da desteklendi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü mülteci hakları araştırmacısı ve savunucusu Nadia Hardman, “Avrupa Birliği, Yunanistan’a, mültecileri koruması ve güvenli bir şekilde Avrupa Birliği ülkelerine yerleşmelerinin sağlanması için yardımcı olmak verine, Yunanlı güvenlik güçleri tarafından yürütülen hak ihlallerinin sunduğu kalkanın arkasına saklanıyor,” dedi. Hardman, “Avrupa Birliği’nin mültecileri ve göçmenleri dövüp, soyup, elbiselerini çıkartıp, gerisin geriye nehre atan güçleri desteklemek yerine, yardıma muhtaç insanları koruması gerekir,” şeklinde konuştu.

Yunanistan, 1 Mart’ta aldığı ülkeye düzensiz yollarla giren insanların iltica başvurusunda bulunmasını bir aylığına askıya alma ve onları mümkünse geldikleri, değilse transit geçtikleri ülkeye sınır dışı etme kararından derhal geri dönmelidir. Yunanlı güvenlik güçlerinin faili oldukları her türlü hak ihlali ile mülteci ve göçmenlerin sorgusuz sualsiz sınır dışı edilmeleri uygulaması, Yunan Parlamentosu tarafından soruşturulmalı, FRONTEX tarafından ise izlenmelidir. AB üyesi devletler, mültecileri acilen Yunanistan’dan AB üyesi diğer ülkelere yerleştirmeli ve iltica taleplerini adil bir şekilde değerlendirmelidirler.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye hükümetinin, Avrupa Birliğine ulaşmak isteyen mültecilerin Türkiye’den ayrılmalarının artık engellenmeyeceğine ilişkin 27 Şubat günü yaptığı açıklamanın ardından, kara sınırından Yunanistan’a girmeye çalışmış 17’si erkek, 4’ü kadın, 21 mülteci ve göçmenle, 7 – 9 Mart tarihleri arasında, Türkiye’de görüştü.

Binlerce diğer mülteci ve göçmen gibi, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün görüştüğü kişiler de Türkiye’nin, Türkiye-Yunanistan sınırındaki Pazarkule sınır kapısıyla, Pazarkule’nin güneyinde yer alan ve Türkiye ile Yunanistan arasında doğal bir sınır oluşturan Meriç nehrine gitmişler. Görüşülenlerden sekizi sınır köylerine Türkiyeli polisler tarafından taşındıklarını, Yunanistan’a nereden geçebileceklerinin onlara yine polisler tarafından gösterildiğini anlattılar.

Yunan Hükümeti ise, bunun üzerine, sınırdaki polislerini, askerlerini ve özel harekat güçlerini takviye etti. Alınan haberlere göre söz konusu takviye güçler Pazarkule sınır kapısına yaklaşan insanlara göz yaşartıcı gaz ve plastik mermilerle ateş açtılar. İnsan Hakları İzleme Örgütü ile konuşan iki mülteci, Yunanlı güvenlik güçlerinin insanları geri itmek için gerçek mermiler kullandıklarını da belirttiler. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün, hastanede tedavi gördüğü sırada görüştüğü bu kişilerden biri, bacağından vurulmuş olduğunu söyledi. Türkiyeli yetkililere göre, Yunanlı güvenlik güçleri en az üç mülteci veya göçmeni de öldürdü, ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü bu sayıyı teyit edemedi.

Görüşülenlerin tamamı, nehri botlarla veya yürüyerek geçtikten sonraki birkaç saat içinde gruptaki herkesin yollarının, farklı güvenlik birimlerinin resmî üniformalarını giymiş veya sivil giyimli silahlı adamlar tarafından kesildiğini, sivil giyimliler arasında baştan aşağı siyah elbiseli, kar maskeli adamların da bulunduğunu anlattılar. Görüşülen herkes bu adamlar tarafından resmî veya gayri resmî gözaltı merkezlerinde veya yol kenarlarında alıkonulduklarını ve Türkiye’ye geri itilmeden evvel paralarının, cep telefonlarının ve bavullarının çalındığını söylediler. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 17 kişi söz konusu adamların onları elektrik şoku ile taciz ettiğini, ayaklarının tabanlarına metal veya tahta sopalarla vurduklarını, yumruk ve tekme attıklarını veya ayaklarıyla ezdiklerini anlattı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü sınır köylerinde yaşayan Türkiyeli beş kişi ile de görüştü. Bu kişiler 28 Şubat ile 6 Mart tarihleri arasında, Yunanistan’dan yaralı ve yarı çıplak halde dönen büyük insan gruplarına yardım ettiklerini, bu grupların kendilerine Yunanlı güvenlik güçlerinin onları dövdüğünü, soyduğunu, elbiselerini çıkarttığını ve sınır dışı ettiğini anlattıklarını söylediler.

Bir vakada, görüşülen kişilerden biri, eşinin sınırı geçerken Yunanlı güvenlik güçlerinin cinsel tacizine maruz kaldığını anlattı. Eşi ve çocuklarıyla seyahat eden Suriyeli adam, “[Yunanlı güvenlik güçleri] aramak bahanesiyle karımın göğüslerini ellediler” dedi ve devam etti: “Sonra da eşimin başörtüsünü açıp, pantolonunu çıkartmaya çalıştılar. Onları durdurmaya çalıştığımda beni yumruklarıyla, kalın plastik bir çubuk ve metal bir sopayla feci şekilde darp ettiler. 2 yaşındaki kızımın kafasına kalın plastik bir çubukla vurdular. Kızımın kafasındaki morluk hala duruyor.” İnsan Hakları İzleme Örgütü kızın saçlarının altında bir morluk olduğunu gördü.

Görüşülen kişiler, çok sayıda vakada aralarında kadınların da bulunduğu mültecilerin, silahlı adamlar tarafından, iç çamaşırlarıyla kalana dek soyulduklarını ve Meriç nehrini bu şekilde geçerek Türkiye’ye geri dönmeye zorlandıklarını anlattılar. Birçok kişi farklı gruplar arasında elden ele geçirildiklerini söyledi ki, bu da polisler, askerler ve kimliği belirsiz adamlar arasında bir eş güdümün varlığına işaret ediyor.

Mülteciler ve göçmenler üç vakada onları Türkiye’ye geri dönmeye zorlayanların veya hak ihlali yapan Yunanlı güvenlik güçlerine teslim edenlerin, Yunanca konuşmayan ve üzerlerinde Yunan üniforması bulunmayan kişiler olduğunu, ancak bu kişilerin nereli olduklarını bilmediklerini söylediler. 3 Mart 2020 günü FRONTEX Türkiye-Yunanistan sınırı boyunca konuşlanmayı kabul etti, ancak kaç kişilik bir gücün, ne zaman konuşlandırıldığı hususu belirsiz. İnsan Hakları İzleme Örgütü 13 Mart günü FRONTEX’i Yunanlı olmayan güçlerin faili olduğu hak ihlali iddiaları hakkında bilgilendirdi ve sınır boyundaki konuşlanmasını sordu. FRONTEX 16 Mart günü, talep edilen konuda bilgisinin bulunmadığını, bu bilgi öğrenildiği noktada sorulan soruya cevap verileceğini belirten bir yanıt verdi.

Görüşülen kişilerden bazıları Yunanistan’a girmeyi birkaç defa denemişler ve her seferinde zorla geri döndürülmüşler. Görüşülenler 4000’e yakın kişinin karıştığı, toplamda 38 farklı sınır dışı edilme vakasını anlattılar, ancak bunlardan bazıları iki defa sayılmış olabilir.

Mültecilerin, Yunanlı sınır güvenliği güçleri tarafından, giysileri çıkartılarak ve dövülerek Meriç nehrinden sınır dışı edildikleri yönündeki haberler, Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörü Fahrettin Altun tarafından, 6 Mart günü kınanmış olsa da Türkiye insanları sınıra taşıyıp, sınırı geçmeleri için teşvik etmeyi sürdürdü.

3 Mart günü üst düzey AB yetkilileri Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile Türkiye-Yunanistan sınırında buluşarak, sınırı koruduğu için Yunanistan hükümetinden övgüyle bahsettiler ve Yunanistan için “Avrupa’nın kalkanı” ifadesini kullandılar. Daha sonra yapılan açıklamalarda Avrupa Komisyonu başkanı Ursula van der Leyden ve AB Göç Komiseri Ylva Johansson iltica hakkı başta olmak üzere temel insan haklarına riayet edilmesi gerektiğini vurgulamış olduklarını söylediler.

Yunanistan, iltica hakkını tanıyan ve insanları, zulme uğrayabilecekleri veya zarar görebilecekleri bir yere zorla geri gönderilmeye karşı koruyan geri göndermeme (non-refoulment) ilkesine yönelik teminatlar içeren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uymakla yükümlü.

Türkiye AB’nin mültecilerin geri gönderilebileceği güvenli üçüncü ülke kriterlerini karşılamıyor ki bu kriterler arasında geri göndermeme ilkesine riayet etmek de bulunuyor. Türkiye, 2019 Temmuzundan bu yana, kentlerinde yaşayan en az yüzlerce Suriyeliyi sınır dışı etti ki, bu da Yunanistan’dan zorla geri döndürülen Suriyelileri, Suriye’ye geri gönderilme riski ile karşı karşıya bırakıyor.

Suriyeli mülteciler, 2016 yılından bu yana, Türkiye’nin kapalı olan Suriye sınırında devriye gezen sınır muhafızları tarafından öldürüldüler, yaralandılar ve kitlesel olarak geri itildiler. Bunların çoğu Idlib vilayetine geri döndürüldüler. Bilindiği gibi son günlerde Suriye hükümeti ve Rus güçleri bu bölgede, ayırım gözetmeyen bombardımanlara, sivillere, hastanelere ve okullara yönelik saldırılara yeniden başlayarak, bir milyona yakın insanı buralardan kaçmak zorunda bıraktı. Türkiye, 2018 yılında binlerce Afganistanlıyı da sorgusuz sualsiz kendi ülkelerine sınır dışı etmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, Yunanistan sığınma arayan insanların sınırlarından girişine izin vermeli ve iltica taleplerini adil ve etkin bir şekilde değerlendirmelidir. Avrupa Komisyonu, Yunanistan’ın Türkiye’den Yunanistan’a düzensiz yollardan giren insanlar için iltica prosedürlerini yeniden başlatmasını, mültecileri Türkiye’ye sorgusuz sualsiz geri döndürmeye son vermesini ısrarla talep etmelidir ve hak ihlallerinin faili olan görevlilerin yargılanması için yetkilileri sıkıştırmalıdır.

FRONTEX Yunanlı güvenlik güçleriyle birlikte hem kendi, hem de katkı sunan diğer üye devlet görevlilerinin de, başta gözaltı koşulları olmak üzere, Avrupa ve uluslararası insan hakları ve mülteci hukuku normlarına uygun davranıp davranmadıklarını izlemeli ve bu konuda kamuoyunu bilgilendirmelidir. Türkiye hiç kimseyi Yunanistan sınırını düzensiz yollardan geçmeleri için zorlamamalıdır.

Hardman “AB Yunanistan’a bu korkunç ihlallere bir son vermesi için baskı uygulamazsa, bu şiddet döngüsü devam eder,” dedi ve ekledi: “Ancak AB, mültecileri AB’nin diğer üye ülkelerine yeniden yerleştirerek de Yunanistan’a yardımcı olmalı, ayrıca dünyanın en çok mülteci barındıran ülkesi olan Türkiye’ye de, daha çok sayıda mültecinin Avrupa’ya yerleştirilmesini sağlayarak yardım etmelidir.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: