Özel Haber Kadın

GAR Raporu: Suriyeli kadınların çalışmaya başlaması güçlendiriyor

Göç Araştırmaları Derneği tarafından hazırlanan raporda çalışma yaşamının tüm zorluklarına rağmen Suriyeli mülteci kadınların çalışmaya başlamasının kazanıma dönüştüğü ve kadınları güçlendirdiği ifade ediliyor.

Göç Araştırmaları Derneği (GAR) üyeleri Dr. Lülüfer Körükmez, Dr. İlhan Zeynep Karakılıç  ve Dr. Didem Danış tarafından hazırlanan”Mecburiyet, Müzareke, Değişim: Suriyeli Kadınların Çalışma Deneyimleri ve Toplumsal Cinsiyet İlişkileri” isimli rapor yayımlandı.

Yeniden yerleşme sürecinde Suriyeli mülteci kadınların ücretli işe girişleri ve toplumsal cinsiyet ilişkilerini konu alan rapor çalışmanın kadınların hayatlarında yarattığı değişim, toplumsal cinsiyet rollerindeki dönüşüm ve bunların kadınların güçlenmesine etkileri inceliyor. Rapor ayrıca, yerinden edilme ve yeniden yerleşme sürecinde kadınların yaşadığı gerilimler ve patriarkal pazarlık alanının nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor.

Rapor, Mersin, Gaziantep ve İzmir’deki Suriyeli mülteci 48 kadınla yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara dayanıyor. Görüşme yapılan kadınların yaklaşık %26’sı 18-25; %38’i 27-35; %26’sı 36-45 yaş aralığında yer alıyor. Kadınların, 16’sı devlet ya da STK kurumlarında, 4’ü iş edindirme projeleri kapsamında çeşitli işletmelerde, 8’i hizmet sektöründe, 2’si tekstilde çalışırken 4’ü esnaflık yapıyor. Ayrıca 10 kadın evde parça başı çalışmakta, 1 kadın ise atık toplayıcılığı yapmaktadır. Mülakat yapılan kadınların %59’u evli; %29’u bekar; %6’sı boşanmış; %4’ü duldur ve %2’si eşiyle ayrı yaşamakta. 48 kadından 16’sının zorunlu göç öncesinde ücretli çalışma deneyimi var.

Çalışma Sebebi Türkiye’deki Geçim Sıkıntısı

Görüşülen kadınların tamamına yakınının, Türkiye’de geçim sıkıntısı sebebiyle ve “mecburiyetten” çalışmaya başladıklarının belirtildiği raporda  “Suriye’de yaşam koşullarının görece kolay olması ve ev dışında ücretli çalışmanın kadınlara uygun olmadığına yönelik toplumsal cinsiyet normları nedeniyle, göç öncesi kadınların çoğunlukla çalışmadıklarını dile getirdiler. Göç sonrası, yeniden yerleşme sürecinde ise geçim sıkıntısı ağırlaştıkça, kadınlar mecburiyetten çalışmaya başlamaktadır. Özellikle daha önce çalışma deneyimi veya çalışma isteği olmayan kadınların ilk işe giriş sürecinde, çevrelerinden tepki görenler olmuştur. Gene de, Suriyelilerin büyük kısmının içinde olduğu yoksulluk ve yoksullaşma durumu, kadınların ev dışında ücretli iş gücüne katılımının artmasına ve bu durumun kabullenilmesine neden olmaktadır” denildi.

Güvencesizlik, Düşük Ücret, Ayrımcılık, Taciz

Kadınlar genellikle güvencesiz, geçici ve düşük ücretli işlerde çalıştığının ifade edildiği raporda  “Emeklilik neredeyse mümkün değildir. Öte yandan, kazanılan para, hanenin geçimi için harcanmaktadır. İş yerinde ayrımcılık ve ırkçılığın yaygın pratikler olduğu görülmektedir. Türkiyelilere göre düşük ücret, laf atma ve doğrudan aşağılamanın yanı sıra, bazı iş yerlerinde kadınların Suriyeli olduklarını saklaması istendiği, zaman zaman da kadınların bir önlem olarak bunu kendiliklerinden yaptığı görülmektedir. Esnaflık yapan kadınlar ise yine ırkçılık, ayrımcılık ile mali ve bürokratik zorluklar nedeniyle işlerini devam ettirmekte zorlanmaktadır” denildi.

‘Kadınlar Dönüşüm Geçiriyor, Dayanıklılık Kazanıyor’

Kadınların önemli bir bölümünün, toplumsal cinsiyet ilişkilerinde yaşanan dönüşümden duydukları memnuniyeti anlattığının dile getirildiği raporda  “Bir yandan da bu değişimi Türkiye’de yaşamakla ilişkilendirmektedir. Gerek ücretli çalışma nedeniyle gerekse de diğer ihtiyaçların giderilmesi için mecburi olarak evin fiziksel sınırlarının dışına çıkmak, beraberinde ilişki normlarının da dışına çıkmayı getirmiştir. Suriye’ye dönmenin, yaşanan değişimin kaybına neden olacağından endişe duymaktadırlar. Erkeklerin ise eski norm ve ilişkileri korumak istemeleri nedeniyle Suriye’ye dönmek istediği belirtilmektedir. Tüm zorluklara karşın, kadınlar, ev dışına çıkmanın ve ücretli işte çalışmanın, kendileri için çok önemli bir kazanıma dönüştüğünü ve bu süreçte güçlendiklerini ifade etmekteler. Kendi hayatları üzerinde söz sahibi olabilmek; ilişkilerin başka türlü kurulması ihtimalini ve yollarını öğrenmek; bu yeni durumu deneyimlemek, kadınların bir dönüşüm geçirdiğinin ve dayanıklılık kazandığının işaretleridir. Çelişkileri ve kırılmaları içinde barındırıyor olsa da bu süreç, kuşkusuz sonraki kuşakta da sürecektir” denildi.

Raporun tamamını okumak için tıklayınız

1 yorum

  1. من و زنم و دو بچم که یکی ۶,ماه داره و یکی چهار سال منم دو ما پیش پام را با اره برقی بریدم که خیلی هم زیاد بریدگی امیق بود حالا دو ماه است که کار نرفتیم و هیچ گونه کمکی هم به ما نمیشه حالا داریم از گشنگی می‌میریم همین را دارم بگم و این که ساحب خانه یه ما هم میخواد ما را بندازه بیرون چون دو ما کرایه ندادیم

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: