Avrupadan

İsviçre iltica kamplarında mültecilere sistematik işkence iddiası

İsviçre’nin Basel Kantonunda bulunan Federal İltica Merkezinde, yetkililerin sığınmacılara karşı sistematik şiddet uyguladığı iddia edildi. İsviçre basınına yansıyan haberlerde, yetkililerin iltica merkezindeki sığınmacılara şiddet uyguladıkları odaları “tefekkür odaları”, “silolar” veya “hücreler” olarak adlandırdıkları ifade edildi. Ağır metal bir kapı ile kilitlenmiş bir yatak ile donatılmış küçük, penceresiz odaların polis gelene kadar kampta kalan ilticacıları tutmak için kullanıldığı belirtildi.

Daha önceleri de kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, çoğu federal merkezlerinde böyle odaların bulunduğu biliniyor. İltica merkezinde kalan ve ‘kurallara uymayan’ herkesin bu hücrelerde kaldığı bildirilen haberlerde ​Devlet Göç Sekreterliği’nin (SEM) resmi talimatlarına göre, tefekkür odasında “maksimum izolasyon süresi” iki saat olarak bildiriliyor. Nisan ayı sonunda tefekkür odasına alınan iki çocuk babası Lotfi Rezgani adlı Tunuslu bir sığınmacının daha sonra şiddetli karın ağrısı nedeniyle iki gün hastaneye yatırıldığı belirtilen haberlerde sığınmacının «Her zaman İsviçre’nin adalet ülkesi olduğunu duyuyorsunuz. Bugün bunun doğru olmadığını biliyorum. » açıklamasına yer verildi. ​

Rezgani dışında tüm mağdurların ismini vermekten kaçındığı vurgulanan haberlerde “Sığınmacılar prosedürlerinden korktukları için Güvenlik çalışanları, işten çıkarılma korkusu yüzünden konuşmuyor bu durum da şiddetin kapsamını gösteriyor ve İsviçre iltica sisteminin şiddetli yapılarını görünür kılıyor.” bilgisine yer veriliyor. ​

İltica dairesi raporunda, yataktan kalkmayı reddeden mültecinin güvenlik görevlilerine hakaret ettiği ve artan saldırgan davranışı iddialarıyla tefekkür odasına getirildiği belirtiliyor. Raporda odaya getirilen mültecinin kendini kapı çerçevesine çarptığı ve ilerleyen saatlerde sol karın bölgesinde şiddetli ağrı şikayeti ile ambulans istendiği belirtilirken, basında yer alan haberde ise mülteci «Hastaydım ve bütün gece uyumadım. Güvenlik görevlisi sabah geldi, çok soğuktu, ama pencereyi açtılar ve battaniyemi benden aldılar. Beni zorla alıp odaya aldılar. Artık nefes alamayana kadar beni dövdüler. İki gün hastaneye kaldırıldım. » şeklinde konuştu. ​

3 Şubat 2020 tarihli başka bir örnekte, “Güvenlik çalışanlarına saldırı teşebbüsü”, olarak geçen raporda, yemek servisi yapılırken kartsız yiyecek almak isteyen mültecinin tefekkür odasına yerleştirildiği belirtilirken sığınmacı ise olayı ” Güvenlik, kartımı yemem için yanımda götürmemi istedi kartım yoksa beklemek zorunda olduğumu söyledi. Ben de yiyecek birşeyler aldım, elimden yemeğimi aldı, beni odaya koydu ve bana vurdu. Gece 11’e kadar yiyecek hiçbir şey verilmedi» şeklinde anlatıyor. ​

Şiddet ayrıca, Şubat ayı başlarında SEM’e şikayet ettikleri üç sığınmacının yazdığı bir mektupta da belgeleniyor.

Luzern-Bässlergut pankart eylemi

Luzern iltica kamplarındaki ırkçı saldırılara karşı pankartlı eylem

Öte yandan Basel’deki mülteci kampında yaşanan saldırı Luzern kantonunda protesto edildi. Kanton Luzern’de bulunan antifaşistler Resolut imzası ile yaptıkları açıklamada Bässlergut iltica kampındaki fiziksel saldırılardan dehşete düşüyoruz ve bağımsız bir soruşturma ve Güvenlik çalışanlarının görevden alınması için çağrıda bulunuyoruz. Ayrıca kamp politikasının ve mülteciler için merkezi olmayan barınma yerlerinin sona ermesini istiyoruz.” denildi. ​ Antifaşistler ayrıca Nölliturm kulesi bölgesinde bulunan nehrin önüne “Bässlergut’taki ırkçı saldırıları durdur” yazılı bir pankart astı.​

Kaynak: Özgür Manşet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: