Emek Sivil Toplumdan

Salgın, mülteci işçilerin çalışma yaşamındaki sorunları daha da derinleştirdi

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Haziran 2020 raporunda, mülteciler ve diğer zorla yerinden edilmiş kişilerin COVID-19 salgını nedeniyle olumsuz etkilenen çalışma yaşamına ilişkin politika notu ve önerileri yayımladı. Mültecilerin salgınla birlikte yaşadıkları sorunların derinleştiğine dikkat çekilen raporda, mülteci işçilerin haksız yere ücret düşürmenin hedefi olmaması gerektiği üzerinde durularak, ulusal teşvik paketlerinden mülteci işçi ve işletmelerin de yararlanabilmelerinin önemi üzerinde duruldu.

Büyük bir kısmı kayıt dışı ekonomide çalışan mültecilerin iş bulmada önlerine çıkan dil engeli ve idari engeller COVID-19 döneminde daha da derinleşti. Mültecilere en çok ev sahipliği yapan ülkelerde dahi mültecilerin kayıtlı işlere ve öğrenme fırsatlarına erişim olanakları salgın döneminde daha fazla kısıtlandı.

Gazete Rüzgarlı’da yer alan habere göre ILO, Haziran 2020 politika notunda COVID-19 küresel salgını boyunca mülteci işçilerin, kayıt dışı çalışanların, gençlerin, kadınların ve engellilerin çalışma yaşamındaki haklarını korumaya yönelik önerileri sıraladı. ILO Genel Direktörü Guy Ryder, “Küresel salgın ve iş krizi yayıldıkça, en kırılganları koruma ihtiyacı daha da acil hale gelmiştir” dedi.

Sosyal korumaya sınırlı erişim, iş yerindeki COVID-19’la ilgili koruma önlemlerini uygulamada yaşanan zorluklar, çalışma koşullarının kötüleşmesi, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, çocuk işçiliği gibi sorunları da ele alan ILO, politika önerilerini şöyle sıraladı:

“Mülteci İşçiler Haksız Yere Ücret Düşürmenin Hedefi Olmamalı”

 Mültecilerin özel ihtiyaçlarını tespit etmek, görünürlüğünü sağlamak politikaların tasarlanmasını yönlendirmek için yararlı bir başlangıç noktası olabilir. Değerlendirmeler mülteci ve ev sahibi nüfuslara göre etkileri ayrıştırmalı, çocuk, yaşlı ve engelliler dahil olmak üzere farklı grupların nasıl etkilendiğini ortaya koymalıdır.

 Çalışma izni alma ve izni yenileme prosedürlerinin erişebilir olmasının devamının sağlanması, daha fazla esneklik uygulanması ve mültecilerin düzensiz statüye sürüklenmesi önleyecek özel önlemler getirilmesi mültecilerin çalışma yaşamlarındaki haklarını korumalarının kilit noktasıdır.

 Mülteci işçilerin haksız yere ücret düşürmenin hedefi olmamaları önemlidir. Mültecilerin işten çıkarıldıktan sonra veya çalışma sürelerinin kısaldığı yerlerde istihdam süresi veya sonrasındaki ödenmemiş ücret veya haklarını talep edebilecekleri mekanizmalara erişimlerinin olması ve bunun için mültecilere ihlalleri giderme yolları ile ilgili anlayacakları dilde bilgi sağlanması gerekebilir.

 Mültecilere sendika özgürlüğü ve söz hakkı tanımak adil çalışma koşullarının müzakere edilebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

 COVID-19 salgınından korunabilmek için iş yerlerinde sağlık ve hijyen önlemleri, test yapmak da dahil olmak üzere, statüsüne bakılmaksızın tüm işçilere eşit biçimde uygulanmalıdır. İş yerinde bulaşmaya maruz kalmayı kısıtlamak için, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri ve rehberleri, mülteci işçilerin anlayabileceği dilde ve kayıt dışı ekonomik birimler de dahil olmak üzere mültecilerin istihdam edildiği yerlerde hazır bulundurulmalıdır.

 Ulusal makamlar mültecilerin ve diğer zorla yerinden edilmiş kişilerin, ülkeleri, meslekleri, seyahat geçmişi, ten rengi veya etnik kökenlerine bağlı olarak işyerlerinde yabancı düşmanlığına, yaftalamaya ve ayrımcılığa uğramamasını sağlamak için elinden geleni yapmalıdır.

 Kadın işçiler için özel ilgi gereklidir, çünkü COVID-19 onların ekonomik durumlarını orantısız biçimde olumsuz etkilemektedir. Kadınların özellikle çocuk, yaşlı ve engellilere ilişkin ücretsiz bakım işlerinin tanınmasına ön ayak olmak çok önemlidir.

“Ulusal Teşvik Paketleri Mülteci İşçi ve İşletmeleri De Kapsamalı”

 Mültecilerin sahip olduğu işletmelere istikrar kazandırmak için, bu girişimlere hem gerekli hukuki koruma hem de finansa erişim sağlamak, mülteci işletmelerin bu çok ihtiyaç duyulan katkılarına olanak sağlamak açısından oldukça önemlidir.

 Mültecilerin yaşadığı ülkelerin hükümetlerinin sosyal sağlık koruması ve nakit yardımını da içine alan sosyal koruma önlemlerinin içine dahil etmek son derece önemlidir.

 Engelli mültecilerin sağlık, eğitim ve çalışmaya ilişkin ihtiyaçlarını karşılamak için özel ilgi gösterilmedir. ILO tarafından önerilen COVID-19 krizinde genel nüfus içerisinde engelli insanlara yardım etme önlemleri, engellileri kapsayan İSG önlemleri, erişilebilir ve kapsayıcı çalışma koşulları ve sosyal koruma önlemleri de dahil olmak üzere, engelli mülteciler için uygulanabilir.

 Ulusal toparlanma politikaları ve teşvik paketleri, mülteci işçi ve işletmeleri de kapsamalıdır. Yatırımlar, ekonomik canlandırma yönünde yapılacağı için, mültecilerin dışarıda bırakılmaması ve bu ekonomik desteğin sadece ülke vatandaşlarına yönelik olarak sağlanmaması önemlidir.

 Huzur ve sosyal uyumun üzerindeki uzun süreli zararı önlemek üzere, özellikle kriz yüzünden kırılgan hale gelen kesimler ve bireylere özel ilgi gösterilmesi zorunludur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: