Geçişler Sivil Toplumdan

‘İnsan tacirlerine yönelik cezasızlık politikası Van Gölü’nü mülteci mezarlığına çevirdi’

Van Barosu Mülteci ve İltica Komisyonu Üyesi Avukat Jindar Uçar, kentin bir mülteci mezarlığına dönüşmesinin nedeninin insan tacirlerine uygulanan cezasızlık politikası olduğunu söyledi.

Van Gölü’nde 27 Haziran’da mültecileri taşıyan teknenin batması sonucu şu ana kadar 61 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Gölde arama kurtarma çalışmaları ise devam ediyor. Çıkarılan 21 cenaze kimsesizler mezarlığına defnedilirken, kimliği tespit edilen 34 cenazeden 27’si konsolosluklar aracılığıyla ailelerine teslim edildi.

‘Ölü Sayısı Artabilir’

Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu Üyesi Avukat Jindar Uçar, yaşanan tekne faciasında yaşamını yitirenlerin sayısının 61’e ulaştığını hatırlatarak, sayının artabileceğini söyledi. Facianın ardından yaşamını yitirdiği ihtimal dahilinde olan mültecilerin yakınlarıyla iletişime geçmek için çalışmalar başlattıklarını dile getiren Uçar,  “Bu noktada elimizde bulunan fotoğraflarla Adli Tıp Kurumu’na (ATK) giderek, bağlı hastane morglarında tutulan 60 cenazenin fotoğraflarının olduğu klasörle karşılaştırma yaptık. Neticede 5 cenazenin kimlik tespitini yaptık” dedi. 

‘Mülteci Mezarlığı’

Van’ın İran’la geniş bir sınıra sahip olduğu için kentin bir mülteci mezarlığına dönüştüğünü belirten Uçar, bu suça ilişkin de bir cezasızlık politikasının yürütüldüğünü düşünüyor. İnsan kaçakçılığının bir ekonomik kazanç elde etme alanı haline geldiğine dikkat çeken Uçar, “Artan mülteci ölümlerini, insan kaçakçılığının önünün alınamaması ve önlenmemesine bağlıyoruz. Özellikle göçmen kaçakçılığı faaliyetleri komplike ve çaba gerektiren büyük bir organizasyonla yapılıyor. Yargıda bu kaçakçılığı tek ya da 2 kişinin yapabileceği bir organizasyon olarak değerlendiriliyor” şeklinde konuştu.

‘İran Sınırından Başlayıp Avrupa’ya Uzanan Bir Bant Üzerinde Suç İşleniyor’

“İran sınırından başlayıp, Van’dan batı metropollerine, oradan da Avrupa ülkelerine kadar uzanan geniş bir bant üzerinde faaliyet yürüten bir örgütlü suç var ortada” diyen Uçar, şunları söyledi: “Birçok mağdur mültecinin ifadesinden yola çıkarak ulaştığımız sonuç, bu işi yapan kişilerin en az 7 kişiden oluşabileceği, bu işin örgütlü ve organizasyonlu olduğudur. Bu nedenle yapılan yargılamalarda da suçun örgüt kapsamında değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örgütlülük kapsamında değerlendirmesi halinde ceza oranının yükseleceği ve caydırıcılığının da artacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: